Teknoloji savaşındaki gizli cephe: Yeni silah yapay zeka mı?

Haber7

Son dönemde neredeyse her gün yapay zeka uygulamalarına bir yenisi ekleniyor. Gelişen yapay zeka teknolojisi riskleri de beraberinde getiriyor. Resim ve grafik tasarımdan beste yapmaya; şiir yazmaktan makale yazımına kadar birçok alanda farklı alanlarda çözüm sunduğunu iddia eden yapay zeka uygulamalarını artık birçok öğrenci derslerinde kullanıyor. Bu ‘tembellik yaratacak’ tartışmalarının yanında diğer bir taraftan son zamanlarda suçluların dolandırıcılık ve diğer siber suçları işlemek için konuşma yapay zeka destekli ChatBotları kullandıkları öne sürüldü. Tartışmanın son noktasında ise ‘işsizlik ve manipülasyon’ var… 

Ancak hem Covid sürecinde hem de öncesinde birçok komplo teorisinde adı geçen Bill Gates’in yapay zeka uygulamalarını fazlaca destekliyor olması yine benzer teorilerin ortaya çıkmasına neden oluyor…

Yapay zeka alanında süren gelişmeler teknoloji dünyasında fırtına gibi eserken, buna gelişime sert bir şekilde karşı çıkanlar da mevcut. Hatta dünyanın en zenginlerinden Bill Gates ve Elon Musk bu konuda sert bir atışma içinde.

Yapay zeka gelişmeleri sadece teknoloji şirketlerinin değil aynı zamanda devletlerinde de gündemine girdi. Çin ve İtalya, ABD merkezli OpenAI tarafından geliştirilen ChatGPT’yi yasaklarken, Kanada ve Avustralya ise uygulama hakkında soruşturma başlattı.

Peki yapay zeka uygulamalarına karşı neden bir çekinceli bir yaklaşım var? Yasaklar için konu sadece kişisel veriler mi?…

Yapay zeka destekli ChatBot uygulaması olan ChatGPT ilk yasaklayan ülke İtalya oldu. Yasağa gerekçe olarak veri kullanımıyla ilgili endişeler gösterildi. İtalya, ChatGPT’nin yeteri kadar bilgili olmadığı ve insanları yanlış yönlendirdiği gerekçesiyle engellemeye gitmişti. Ayrıca küçük çocukların ChatGPT’nin etkilerinden korunmamasını sağlanacağı vurgulandı.

KANADA VE AVUSTURALYA YAPAY ZEKAYA DAVA

 OpenAI tarafından geliştirilen ChatGPT karşı alınan kararlar peş peşe gelirken, Kanada ChatGPT’nin üreticisi olan ABD merkezli yazılım firması OpenAI  hakkında soruşturma başlattığını duyurdu.  Kanada Gizlilik Komiseri Philippe Dufresne, OpenAI hakkında açılan soruşturmanın, “kişisel bilgilerin izinsiz olarak toplanması, kullanılması ve ifşa edilmesini iddia eden bir şikayet” üzerine başlatıldığı belirterek “Hızla ilerleyen teknolojik gelişmelere ayak uydurmamız ve bir adım önünde olmamız gerekiyor ve bu benim temel odak alanlarımdan biri” dedi.

Avustralya’da ise Hepburn Belde Başkanı Brian Hood, “Rüşvet suçlamasıyla karşı karşıya olduğu” iddiasını paylaşan ChatGPT’ye dava açtı. Avukatlar, ChatGPT’nin sahibi OpenAI’ye 21 Mart’ta bir mektup gönderdiklerini ve OpenAI’ye müvekkilleriyle ilgili hataları düzeltmesi istedi. Avukatlar, OpenAI’ın Hood’un yasal mektubuna henüz yanıt vermediğini söyledi.

Son olarak Almanya’da ise Alman hükümetinin Kişisel Verilerin Korumasından ve Bilgi Özgürlüğünden Sorumlu Görevlisi Kelber, veri güvenliği endişeleri nedeniyle prensip olarak gerekirse yapay zekaya dayalı sohbet robotu ChatGPT’yi engelleyebileceklerini bildirdi.

BİLL GATES VE ELON MUSK KARŞI KARŞIYA

Her ne kadar OpenAI’YA 10 milyar dolardan fazla para yatıran Microsoft’un kurucusu Bill Gates, ChatGPT’yi 1980’den bu yana karşılaştı en önemli teknoloji olarak nitelendiriyor olsa da; SpaceX, Tesla ve Twitter’ın sahibi Elon Musk, bu uygulamaların ‘sınırlı bir anlayışa’ sahip olduğu görüşünde.

ABD Başkanı Biden ise yapay zeka’nın tehlikeli olup olmadığı sorulduğunda şöyle yanıt vermişti; “Bunu zaman gösterecek, olabilir. Bana göre teknoloji şirketlerinin, ürünlerini halka sunmadan önce güvenli olduklarından emin olma sorumluluğu var…

300 MİLYON KİŞİNİN İŞİ TEHLİKEDE

Yapay zeka uygulamaları şu an için ‘işlerinizi kolaylaştırmak için’ sloganıyla servis edilse de uzmanlara göre bu uygulamalar daha fazla geliştikçe bazı iş kollarını tehlikeye atabilir. Dünyanın en büyük yatırım bankalarından olan ABD’li Goldman Sachs, hazırladığı raporda gelişen yapay zeka teknolojilerinin ilerleyen yıllarda yüz milyonlarca kişinin işsiz kalmasına neden olabileceğini belirtti. Bankaya göre bu rakam 300 milyondan fazla kişiyi kapsıyor.

En fazla etkilenecek meslek grupları ise şöyle;
Ofis ve İdari hizmet alanında %46
Hukuk alanında %44
Mimarlık ve Mühendislik alanında %37
Fizik ve Sosyal Bilimler alanlarında %36
Ekonomi alanında %35

Konuyla ilgili Haber7’ye demeç veren Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Profesör Doktor Cem Sefa Sütçü de meseleye sadece kişisel veri üzerinden bakmanın yetersiz kalacağına dikkat çekerek uygulamaların insanlığa karşı sorumlu olarak devam etmesi gerektiğinin altını çizdi.

İşte Sütçü’nün o açıklamaları;

Yapay zeka tarafında çok hızlı bir gelişim var. Bununla beraber bazı soru ve sorunlarda ortaya çıkıyor. Ancak şöyle de bir durum var; Bunun böyle olacağı belliydi…

” YASAKLAMAK YERİNE ‘SORUMLULUK’ “

İnsanlar bir yandan yapay zekâ uygulamalarını geliştirmek istiyor diğer bir yandan bundan korkuyor. Elbette yasaklamak asla bir çözüm olmayacak. Yasaklandığında bunlar gizli kapaklı olarak devam edecek. Bu yüzden yapılmasın demek çözüm değil yerine düzenlemek daha uygun olacaktır.

İnsanın yetenekleri sınırlı bunu geliştirmek için her zaman çeşitli araçlardan yararlanılmıştır. Makinalar, bilgisayarlar ve şimdi de yapay zekâ… Burada aklı selim olmak dediğimiz kavramın devreye girmesi gerekiyor. Denetlemek, regüle etmek ya da öz denetim süreçleri işlemeli.

“HER ŞEYİ BİLMİYORLAR VE HER ZAMAN DOĞRU SÖYLEMİYORLAR”

ChatGPT ya da benzeri yapay zekâ uygulamalarının sınırları da var. Bu uygulamalar, her şeyi bilmediği gibi her zaman doğruyu söyleyemeyebiliyor. Bu uygulamaya bir çocuk gibi bizler öğretiyoruz. Makine öğrenmesi bu şekilde çalışıyor. Çocuklara iyi şeyler öğretirsek iyi şeyler yapar, kötü şeyler öğretirsek ise kötü şeyler yapar.

YAPAY ZEKA VERİLERİ NEREDEN ALIYOR?

Bu uygulamalar İnternet üzerinde herkese açık olan verilerden faydalanıyor. Örneğin Google da aynı şeyi yapıyor. Google’ın bize gösterdiği bilgiler de onlara ait değil, internet üzerinde herkese açık yayınlanan veriler… ChatGPT ise bu arama ve bilgileri yapay zekâ desteğiyle diyalog şeklinde sunuyor.

DİYALOG KURARAK MAKİNALARLA İLETİŞİME BAŞLADIK

O zaman şu soru akıllara geliyor? Neden diğer uygulamalar yasaklanmıyor. Arada şöyle bir fark var; ChatGPT bir yapay zekâ. Eski uygulamalardan farklı olarak ChatGPT bu verileri alarak bir öğrenme gerçekleştirebiliyor ve bu öğrendiklerine göre bir kurgu ile bize cevap veriyor. Yapay zekâ geliştikçe öğrendiklerinden bize sunduğu kurgu daha da gelişecektir. ChatGPT’de dil işleme becerisi bulunuyor. Bu insanların her zaman istediği bir şeydi. Biz insanlar diyalog kurarak iletişim kuruyoruz. Bu bir noktada diyalog yoluyla makinalarla iletişim kurmamız anlamına geliyor. Düşünün ki ChatGPT uygulaması 5 günde 1 milyon kullanıcıya ulaşabildi. Bu kadar talep ve ilginin sebebi ise diyalog kurabilme ve dil işleme becerisinin olması nedeniyle insanların kendine daha yakın bulması.

“DÜNYA HAZIR DEĞİL AMA…”

Dünyanın bu gelişime hazır olmadığı bir gerçek ama bu çalışmaların ‘sorumlu’ bir şekilde sürdürülmesi de gerekiyor.

ChatGPT ve benzeri yapay zeka uygulamalarının durdurulması için bir açık mektup yayınlayarak imza kampanyası başlatıldı. Başta SpaceX, Tesla ve Twitter’ın CEO’su Elon Musk, Apple’ın Kurucu Ortağı  Steve Wozniak ve yazar Yuval Noah Harari  olmak üzere 50 binden fazla imza toplandı.

Bu imzayı atanlar kısaca şunu söylüyor; “Bu tür çok gelişmiş yapay zeka sistemleri insanlar için problem olmayacağından emin olunduğunda geliştirilmeli. İnsan bu sistemleri birbirlerine bile zarar vermek için kullanabilir…”

“İNSAN VE EKOMOMİLER ÜZERİNDEKİ ETKİSİ HENÜZ BİLİNMİYOR”

Bun de buna katılıyorum. Yeni bir şey bulmanın ilk heyecanıyla kullanım başladı ama bu heyecanla bazı şeyler kırılıp dökülebiliyor. Bence bu açık mektubun anlamı kırılıp dökülenleri toparlamak… Yasaklamak yerine bu tarz şeyler yapılmalı. Kim yasaklarsa yasaklasın bunlar bir şekliyle üretilir ama önemli olan insanlığa karşı sorumlu olarak devam etmesi. Şu anda bir belirsizlik var. İnsan üzerinde, ekonomide ve üretimde etkisi ne olacak şu an için bilinmiyor. Bunlar için yasak değil düzenleme gerekiyor.  Hukuk, etik ve ahlak kuralları bunun için var. Bunlara bağlı kalarak çalışmalar yapılması lazım. Yoksa kimin elinde nasıl kullanılacağı belli olmayan bir araç olur. Bu da insanlığa yarardan çok zarar getirir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir